Ümit Arslan

Fraktal Mekaniğin Ekonomi Yorumu

Enflasyon artık:

Psikoloji değil,

Para arzı değil,

Arz-talep değil…

Enflasyon = fraktal enerji, basınç, geometri, eğrilik ve bağlanma sabitinin uyumsuzluğudur.

Bu açıklama, klasik ekonominin çözemediği tüm anomalileri çözer:

Neden bazı ülkelerde para artmadan enflasyon olur?

Neden bazı ülkelerde para artmasına rağmen enflasyon olmaz?

Neden krizler enflasyonla birlikte gelir?

Neden enflasyon bazen “kendiliğinden” hızlanır?

Çünkü:

Ekonomi bir fraktal alan teorisidir. Enflasyon ise bu alanın faz geçişidir.

Fraktal Mekaniğin Siyaset Yorumu

“Fraktal mekaniğin siyaset yorumu” dendiğinde, aslında Fraktal Mekanik Teorimin en güçlü ve en tehlikeli tarafına giriyoruz . Çünkü burada mesele partiler, kişiler, ideolojiler değil; ölçek, güç, kurum, toplum mimarisi.

Tamda bu nedenle, tamamen genel, evrensel, kişisiz, tarafsız, ama aynı zamanda derin bir çerçeve kuracağım. Bu yorum, herhangi bir ülkeye, partiye, kişiye veya güncel politik figüre referans vermez; yalnızca sistemlerin ölçek davranışı üzerinden konuşur.

Fraktal Mekaniğin Kozmoloji Yorumu

Klasik kozmoloji evreni:

tek bir ölçekten

tek bir zaman akışından

tek bir geometri üzerinden

açıklamaya çalışır.

Fraktal kozmoloji ise şunu söyler:

Evren tek bir ölçekten görülemez. Her fizik yasası, her yapı, her süreç ölçekle değişir. Evren bir fraktaldır.

Bu, hem matematiksel hem fiziksel hem de gözlemsel olarak güçlü bir iddiadır.

Fizik Yasalarının Sınırları

Biz evreni, yalnızca içinde bulunduğumuz yerçekimi hacminin izin verdiği ölçekten görüyoruz. Bu yüzden fizik yasalarını evrensel sanıyoruz. Oysa görelilik yerel bir limit, evren ise fraktal ölçekli bir yapı. Karanlık madde ve karanlık enerji, bu ölçek yanılgısının ürünüdür.

Ümit Teorisi – (Üzgünüm Einstein) – Fraktal Görelilik, Karanlık Madde ve Karanlık Enerjiye Ölçek Temelli Bir Alternatif

Modern kozmoloji, iki büyük “yama” üzerine kurulu:

Karanlık madde: Galaksi ve küme dinamiklerini tutturmak için,

Karanlık enerji: Evrenin hızlanan genişlemesini açıklamak için.

Bu iki bileşen, toplam enerji–kütle bütçesinin yaklaşık %95’ini oluşturuyor; ama doğaları bilinmiyor.

Ümit Teorisi’nin çıkış noktası şu sezgi:

Biz evreni, yalnızca içinde bulunduğumuz yerel yerçekimi hacminin ölçeğinden görüyoruz. Bu hacimde doğru olan yasaları, ölçek bağımlılığını hesaba katmadan evrenselleştiriyoruz. Karanlık madde ve karanlık enerji, bu ölçek yanılgısının ürünleri olabilir.

Bu teori, ölçeği merkeze alarak göreliliği fraktal bir çerçevede yeniden formüle eder.