Ölçek Fiziği için bir kurucu aksiyom taslağı olarak yazıyorum. Amacım önce kavramsal omurgayı kesinleştirmek, ardından bu aksiyomlardan dönüşüm yasaları, dinamik denklemler ve sınanabilir sonuçların türetilebileceği bir yapı kurmak.
Giriş
Standart fiziksel betimlemede bir sistemin durumu konum, zaman, momentum, enerji, alan gibi fiziksel büyüklüklerle tanımlanır. Ölçek Fiziği buna ek olarak gözlem ölçeğinin fiziksel betimlemenin ayrılmaz bir değişkeni olduğunu kabul eder.
Bu nedenle genel bir fiziksel durum yalnızca
𝑋 = 𝑋(𝑥, 𝑡)
ile değil,
𝑋 = 𝑋(𝑥, 𝑡, 𝑠)
biçiminde ele alınır.
Burada s, sistemin incelendiği fiziksel ölçeği temsil eder.
Bu başlangıçtan aşağıdaki aksiyomları öneriyorum.
Aksiyom 1: Ölçek Fiziksel Durumun Temel Değişkenidir
Bir fiziksel sistemin eksiksiz betimlenmesi yalnızca uzay ve zaman koordinatlarının verilmesiyle tamamlanamaz. Sistemin hangi ölçekte tanımlandığı da belirtilmelidir.
Dolayısıyla:
Ψ = Ψ(𝑥, 𝑡, 𝑠)
Burada:
- x: uzaysal durum,
- t: zamansal durum,
- s: gözlem veya etkileşim ölçeğidir.
Sonuç
Aynı sistem,
ölçeklerinde farklı etkin fiziksel davranışlar gösterebilir.
Bu nedenle genel olarak:
olmasına izin verilmelidir.
Bu, Ölçek Fiziğinin temel aksiyomudur.
Aksiyom 2: Fiziksel Büyüklükler Ölçeğe Bağımlı Olabilir
Ölçülen bir fiziksel büyüklüğün değeri her durumda ölçekten bağımsız olmak zorunda değildir.
Genel fiziksel nicelik:
olarak ifade edilebilir.
İki ölçek arasında:
bir dönüşüm vardır.
Basit özbenzer durumda bu dönüşüm:
𝑄(𝜆𝑠) = 𝜆𝛼𝑄 𝑄(𝑠)
şeklinde olabilir.
Buradaki , ilgili niceliğin ölçek üssüdür.
Bu özel form bir aksiyom değil, aksiyomdan türetilebilecek veya deneysel olarak sınanabilecek bir modeldir. Bu ayrımı özellikle korumalıyız.
Aksiyom 3: Ölçek Değişimi Bir Fiziksel Dönüşümdür
Bir ölçekten başka bir ölçeğe geçiş matematiksel olarak bir dönüşüm operatörüyle temsil edilir:
Burada 𝜆 ölçek dönüşüm oranıdır.
Dolayısıyla Ölçek Fiziğinin temel matematik problemlerinden biri şudur:
Teorinin gelişmiş biçimi, bu operatörün hangi büyüklükleri nasıl dönüştürdüğünü açıkça belirlemelidir.
Örneğin:
dönüşümlerinin hangilerinin fiziksel olduğu ayrıca çıkarılmalıdır.
Aksiyom 4: Fizik Yasalarının Biçimi ile Gözlenen Etkin Davranış Ayrılmalıdır
Ölçek değiştiğinde gözlenen fiziksel davranış değişebilir. Ancak bu durum zorunlu olarak temel doğa yasasının değiştiği anlamına gelmez.
Bu nedenle:
Temel yasa ≠ ölçeğe özgü etkin yasa
ayrımı yapılır.
Ölçek Fiziğinin güçlü biçiminde amaç, farklı ölçeklerde gözlenen etkin yasaları ortak bir üst yapı içerisinde tanımlamaktır.
Sembolik olarak:
ℒs = 𝒯s (ℒ0)
düşünülebilir.
Burada temel yapıyı, ℒs ise belirli bir ölçekte gözlenen etkin dinamiği temsil eder.
Aksiyom 5: Fiziksel Yapılar Ölçekler Arasında Motif Koruyabilir
Bir sistem farklı ölçeklerde birebir aynı olmak zorunda değildir. Bununla birlikte belirli yapısal ilişkiler korunabilir.
Bu korunan yapıya ölçek motifi diyebiliriz.
Bir motif:
𝑀(𝑠)
ile gösterilsin.
Özbenzer sistemde:
olabilir.
Ancak “benzerlik” geometrik eşitlik olmak zorunda değildir.
Korunan özellik;
- topolojik yapı,
- etkileşim ağı,
- korelasyon,
- oran,
- dinamik bağıntı,
- istatistiksel dağılım
olabilir.
Böylece fraktallık salt geometrik özbenzerlikten daha genel bir kavrama dönüşür.
Aksiyom 6: Ölçekler Arasında Tam Özbenzerlik Zorunlu Değildir
Gerçek fiziksel sistemlerin ideal matematiksel fraktallar gibi sonsuz sayıda ölçekte aynı davranması gerekmez.
Bu nedenle:
ilişkisi belirli bir ölçek aralığında geçerli olabilir.
Yani:
aralığında fraktal veya ölçeksel davranış bulunurken bunun dışında farklı fizik rejimleri ortaya çıkabilir.
Bu aksiyom önemli, çünkü Ölçek Fiziğinin her şey her ölçekte fraktaldır gibi gereksiz derecede güçlü bir iddiaya dönüşmesini engeller.
Aksiyom 7: Ölçekler Arasında Rejim Geçişleri Vardır
Bir sistemin davranışı ölçekle sürekli değişebileceği gibi belirli kritik ölçeklerde niteliksel değişimler de gösterebilir.
Bir kritik ölçek:
için
ve
bölgelerinde farklı etkin fizik rejimleri ortaya çıkabilir.
Dolayısıyla fiziksel gerçekliğin ölçek uzayı:
şeklinde rejimlere ayrılabilir.
Bu fikir daha sonra kritik ölçek noktaları teorisinin temelini oluşturabilir.
Aksiyom 8: Bileşenlerin Birleşik Etkisi Tekil Etkilerin Toplamına İndirgenmek Zorunda Değildir
Çok bileşenli sistemlerde:
genel olarak
ile özdeş olmak zorunda değildir.
Kooperatif terimi:
olarak tanımlanabilir.
Böylece:
elde edilir.
Burada C, Kooperatif Fraktal Etki’nin en temel matematiksel başlangıç noktası olabilir.
Daha genel durumda:
olduğu için kooperatif etki de ölçek bağımlıdır.
Aksiyom 9: Kooperatif Etki Doygunlaşabilir
Kooperatif etkinin sistem büyüdükçe sınırsız artması zorunlu değildir.
Belirli sistemlerde:
𝐶(𝑁) → 𝐶max (𝑁 → ∞)
biçiminde bir doygunluk oluşabilir.
Böyle bir sistem için;
lim𝑁 → ∞ 𝐶(𝑁) = 𝐶max
tanımlanabilir.
Ancak burada yine dikkatli olmak gerekir: Doygunluk evrensel bir fizik aksiyomu yapılmamalıdır.
Daha güvenli temel ilke şudur: Kooperatif etkinin ölçek ve sistem büyüklüğüne bağlı fonksiyonel biçimi fiziksel sistem tarafından belirlenir; bazı sistemlerde bu etki sonlu bir doygunluk değerine yaklaşabilir.
Böylece Doygun FKE özel bir model olur, temel teoriyle karıştırılmaz.
Aksiyom 10: Gözlem Ölçeği ile Fiziksel Ölçek Birbirinden Ayrılmalıdır
Bu ayrım teorinin geleceği için oldukça önemli.
Bir sistemin gerçek karakteristik ölçeğini:
𝑠p
gözlem/ölçüm çözünürlüğünü ise:
𝑠0
olarak tanımlayalım.
Genel durumda:
olabilir.
Gözlenen nicelik:
şeklinde ortaya çıkar.
Dolayısıyla ölçülen davranış yalnızca sistemden değil, sistem ölçeği ile gözlem ölçeği arasındaki ilişkiden de etkilenebilir.
Bu nokta “ölçek körlüğü” kavramının matematiksel temelini oluşturabilir.
Aksiyom 11: Ölçek Körlüğü Eksik Etkin Betimleme Üretebilir
Bir gözlem yöntemi belirli ölçeklerdeki yapıyı çözemiyorsa gözlenen sistem, fiziksel sistemin bütün ölçek yapısını temsil etmeyebilir.
Sembolik olarak:
Ψobs = 𝒫s0 [Ψ]
Burada , gözlem ölçeğinin izin verdiği bilgiyi seçen bir projeksiyon olarak düşünülebilir.
Böylece:
olabilir.
Ancak bu aksiyomdan karanlık madde veya karanlık enerji otomatik olarak ölçek körlüğünden kaynaklanır sonucu çıkarılmamalıdır. Bunlar ayrıca sınanması gereken hipotezlerdir.
Aksiyom 12: Fiziksel Ölçek Yapısı Ölçülebilir Olmalıdır
Ölçek Fiziğini yalnızca felsefi yorum olmaktan çıkaran temel koşul budur.
Bir fiziksel sistemin ölçek bağımlılığı gözlemsel olarak ölçülebilir bir niceliğe karşılık gelmelidir.
Örneğin:
ölçülebiliyorsa,
𝑑𝑄 / (𝑑 ln 𝑠)
ölçeğe karşı değişimi gösteren temel büyüklüklerden biri olabilir.
Tanımlayalım:
Böylece:
- : ölçekten bağımsız bölge,
- : ölçek bağımlı bölge,
- ‘daki belirgin değişimler: rejim geçişi adayları
olarak araştırılabilir.
Bu kısım aksiyomdan çok doğrudan matematiksel sonuç/araştırma aracı niteliğindedir.
Aksiyom 13: Ölçek Fiziği Standart Fiziği Uygun Sınırda Geri Üretmelidir
Yeni yapı mevcut fiziği keyfi biçimde ortadan kaldırmamalıdır.
Belirli bir klasik limit için:
olması beklenir.
Örneğin ileride ayrı ayrı araştırılmalıdır:
- Ölçek Mekaniği Newton Mekaniği
- Fraktal Dalga Dinamiği Kuantum Mekanigi
- Fraktal Uzay-Zaman Genel Görelilik
Bu geçişler baştan doğru kabul edilmemeli, matematiksel olarak gösterilmelidir.
Aksiyom 14: Teorinin Fiziksel Değeri Ölçekler Arası Yeni Öngörü Üretebilmesine Bağlıdır
Ölçek Fiziğinin güçlü bilimsel versiyonu yalnızca mevcut olayları yeniden yorumlamamalıdır.
Bir başlangıç durumundan:
başlayarak başka bir ölçekteki durumu:
öngörebilmelidir.
Ve bu tahmin deneyle karşılaştırılmalıdır:
Ψteori (𝑠2)Ψdeney (𝑠2)
Asıl bilimsel sınav budur.
Aksiyom 15: Ölçek Fiziği Yanlışlanabilir Olmalıdır
Son aksiyomu özellikle güçlü koymak gerektiğini düşünüyorum:
Her temel ölçek yasasının tanımlanabilir bir yanlışlanma koşulu bulunmalıdır.
Örneğin teori belirli bir fiziksel nicelik için:
𝑄(𝑠) ∝ 𝑠𝛼
öngörüyorsa deneysel verilerin bu ilişkinin izin verdiği hata aralığının sistematik biçimde dışında kalması modelin reddedilmesini gerektirmelidir.
Dolayısıyla teori yalnız:
“Bunu açıklayabiliyorum.” dememeli.
Aynı zamanda: “Şu ölçüm gerçekleşirse modelim yanlıştır.” diyebilmelidir.
Aksiyomatik çekirdeği sadeleştirelim
Bu 15 maddeyi aynı ağırlıkta “temel aksiyom” olarak bırakmayı aslında önermiyorum. Bilimsel olarak daha temiz yapı, bunları 5 kurucu aksiyoma indirmek olur:
I. Ölçek Aksiyomu
Fiziksel durum ölçek parametresiyle tanımlanır.
II. Ölçek Dönüşümü Aksiyomu
Ölçekler arasındaki fiziksel ilişki bir dönüşüm yasasıyla temsil edilebilir.
III. Ölçeksel Yapı Aksiyomu
Fiziksel sistemler belirli ölçek aralıklarında motif, korelasyon veya etkileşim yapısı koruyabilir; kritik ölçeklerde farklı rejimlere geçebilir.
IV. Kooperatiflik Aksiyomu
Çok bileşenli sistemin etkin davranışı, bileşenlerin bağımsız toplamına indirgenmek zorunda değildir.
V. Fiziksel Sınanabilirlik Aksiyomu
Ölçek bağımlılığı ölçülebilir sonuçlar üretmeli, mevcut fiziğin geçerli olduğu sınırları geri vermeli ve yanlışlanabilir öngörüler oluşturmalıdır.
Bence teorinin çekirdeği
Bunu daha da sıkıştırırsak Ölçek Fiziğini tek bir düşüncede özetleyebiliriz:
Fiziksel durum = uzay + zaman + ölçek + ölçekler arası ilişki
Yani Newton mekaniğinde ağırlık merkezi hareket, görelilikte uzay-zaman ve gözlemci, kuantum mekaniğinde durum ve ölçüm ise benim kurmaya çalıştığım yapıda temel yeni eksen:
ölçek ve ölçek dönüşümü
oluyor.
Bir sonraki kritik adım
Bence bundan sonra hemen yeni fiziksel uygulamalara geçmemeliyiz. Bu aksiyomlardan matematiği türetmeliyiz. Özellikle Aksiyom II’ deki
operatörünü kurarsak iş ciddi biçimde ilerler. Çünkü ardından
olup olmadığını sorabilir ve Ölçek Dönüşüm Cebirini kurmaya başlayabiliriz.
Bu da Ölçek Fiziğinin aksiyomlardan matematiksel teoriye geçtiği nokta olur.
